2 Temmuz 2011 Cumartesi

Zor olan hissetmek..

             Bir zamanlar etrafıma baktığımda (bu bir zamanlar 9-10 yaşlarımda ) insanların yüzünü asık görünce durup düşünürdüm.. Bir sorunu olsa bile nekadar büyük olabilirdiki? Belki bir oyuncağı kırılmıştır...ya da çok sevdiği bir eşyasını kaybetmiştir.işte bu gerçekten yüzünün asılmasına yeticek bir neden olabilir ; derdim kendi kendime..halbuki sonradan öğrendim işin aslını Her insan elbet bir gün kaybedicekmiş birşeylerini.. kaybetmek sorun değil dedim doğru tahmin etmişim , asıl sorun Bulamamakmış.. bulamadıklarımın arkadasından çok ağladım geri gelmediler , yenilerini aramaya başladım.. aa evet bu tamda olur dediğim o yere ya büyüük geldii yada çok küçük..boşluğu dolduramadım..yüzümü güldüren duygular körelip başımı ağrıtmaya midemi bulandırmaya başladı..kendimi kimsesiz hissedip gözlerimi kapadığımda , sabah açmaya korktuğumda tek tesellim hala sahip olduklarımdı.. insanın kendisi kaybettiği son nokta umutlarının tükendiği noktadır..geleceği düşündükçe içi kıpır kıpır etmeyen biri yaşama kendini kapatmış demektir..Benim içim kıpır kıpır çünkü yanımdaki insanları bundan sonrada yanımda olucak insanları çok seviyorum..bu yüzden mutluyum ve huzurluyum. çevrenizdekilere ne olursa olsun iyi davranmayı unutmayın.. sarfetceğiniz bir kelime karşınızdakini kara deliğin dibinede sokabilir , ağaçlarla çiçeklerle huzur dolu yemyeşil bir alanada götürebilir..siz zor olanı başarın karşınızdakinin duygularını Hissedin..

 Dostoyev Geri Döndü..

        Çok derin bir giriş ile birlikte sizleri ne kadar çok özlediğimi de belirtmek isterim..aslında her yazıma başladığımdaki amacımla başladım yine. neydi bu amacım ? ; mutlu mesut ve bahtiyar cümlelerle okuyan herkesi mutlu etmek.. ama tabiki her zamanki gibi yine yalan oldu..bi gün bu buhramlı kişiliğimden kurtulcam hissediyorum bunu ama ne zaman olcak bilemiyorum..uzuuuunn bi zaman aralığında ne yazikki ayrı kaldık..inanırmısınız gerçekten içimde kocaman bi boşluk vardı..sınavlar bitsede bişiler yazsam diye dört gözle beklemeye almıştım kendimi. şimdi bu cümlemi okuyan bi kaç kişi '' lavuk 1 saatini ayırıpta yazsaydın ''diyebilir..ama demeyin çünkü o sorumluluk duygusu insana yemek bile yedirtmiyo..iş böyle olunca geçen hafta pazar gününden sonra mide bulantısı , baş dönmesi , kıç ağrıması (çok oturmaktan ) gibi yan etkiler tesir etmeye başladı..e sınavdan sonra sorumluluk katsayım eksilere düşünce bu olay beni bozdu.. eksilere düşünce dedim çünkü artık insanların bana karşı sorumluluklarını bariz hissetmeye başladım..mesela annemin karnımı doyurması en basit öreneğiyle..e eskiden ders çalışıyodum falan bana karşı olan sorumlulukları farketmiodum ama şimdi bariz karşımda durmuş bana sırıtıyo.. daha ilk günden baktım böyle olmıcak dedim bari bi işe giriyim.. 4- 5 senedir aralıksız her yaz çalıştığım için alışkınım..tam işe giricekken sevgili babacığıım 15 temmuzda tatile çıkıcağımızı iletti bana..ilkten çok sevindim sonra durdum yine piskolojim bozuldu..15 günlüğüne kimse beni almazdı işe falan..iş böyle olunca 15 günlük ne yapabilirim diye düşünmeye başladım..arkadaşımla otururken sıkıntıdan açtık interneti önümüze tek tek bütün kanalların sitelerine girip varolan yarışmalara başvurduk. o sırada atv de başlıycak olan kısa film yarışması gözümüze çarptı. ne çevremizdee ne de çevremizin çevresinde bu işle ilgili adam yoktu bizimde hiç bi tecrübemiz ve bilgimiz yoktu.olurmu olmazmı diye düşünürken üç beş parlak fikir geldi aklımıza ve filmi çekmeye karar verdik..bu iş karar vermekle bitseydi keşke..teknik ekipman oyuncular falan filan dert oldu başımıza. ama yapıcaz kararlıyız hafta içi çekimlere başlıycaz.. umarım yanii..sorumluluk ararken kör istedi bir göz allah verdi iki göz sözüyle bütünleştim.ama mutluyum yine bişeylerle uğraşıyorum yine bişiler yazıyorum yine bişiler okuyorum sonuç itibariyle Dostoyev aramıza Geri Döndü.. (:

Bu gadget'ta bir hata oluştu